Hangi konularda destek veriyorum?
Depresyon
Depresyon, önceden hoşlanılan faaliyetlere karşı kişinin artık ilgisinin kaybolmasıdır. Günlük işleri yürütmek zorlaşır; aile, iş ve sosyal yaşamın bozulmasına yol açar.
Uyku bozukluğu, suçluluk duygusu, iştah değişikliği, fiziksel rahatsızlıklar ve enerji kaybı gibi şikâyetlerin iki haftadan uzun sürmesidir.
Bilişsel Davranışçı Terapi, kontrollü klinik çalışmalarla depresyonda etkinliğini en iyi gösteren psikoterapi türüdür. Yapılan çalışmalarda, ilaç tedavisiyle karşılaştırıldığında BDT'nin pek çok durumda daha etkili olduğu bulunmuştur.
Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)
Diğer adı “takıntı”dır. Kişinin günlük işlevselliğini sekteye uğratan, zihindeki düşünceleri kontrol etmeyi güçleştiren ve tekrarlayan ritüellerdir. Bu ritüeller yapılmadığında kişide endişe ve kaygıya yol açan nöro-davranışsal bir bozukluktur.
OKB'nin görülme sıklığı azımsanmayacak kadar fazladır; yaklaşık 40 kişiden 1'inde görülür. OKB'li kişilerin büyük bölümü yardım almadan iyileşmez. Başlangıç yaşı genellikle 18-24 arasındadır. Takıntı problemlerinde en başarılı kabul edilen tedavi yöntemi Bilişsel Davranışçı Terapi'dir.
Yetişkinlerde Sosyal Fobi
Sosyal fobi, dünya genelinde sanıldığından daha yaygın görülen bir psikolojik rahatsızlıktır. İş ve sosyal hayatı etkileyen bu durum, zamanla bireylerin depresyona girmesine neden olabilir.
Araştırmalara göre alkolizm ve depresyondan sonra en sık rastlanan üçüncü psikolojik problemdir ve çocuklarda da görülür; çocuklarda daha çok okul fobisi olarak kendini gösterir. Kadınlarda görülme oranı erkeklere göre iki kat fazladır.
Sosyal fobi; hızlı nefes alıp verme, ağız kuruluğu, mide bulantısı, terleme ya da sıcak basması gibi fiziksel belirtilerle de kendini gösterir.
Tedavisinde Bilişsel Davranışçı Terapi oldukça olumlu sonuçlar verir; danışanın kaygılarının sebebine odaklanarak yüzleşme olanağı tanır.
Yaygın Kaygı Bozukluğu
Endişe bir süreçtir, zihinde oluşur. İki bileşeni vardır: birincisi olabilecek en olumsuz şeyler ve sonuçları hakkında düşünmek; ikincisi bu olumsuz sonuçlarla başa çıkmak için zihinsel girişimlerde bulunmaktır. Endişeler tipik olarak “ya olursa” sorularıyla başlar.
Endişe zihinde olurken kaygı bedende meydana gelir. Öngörülemeyen, yeni ve belirsiz durumlarda kaygılanmak doğaldır; kaygılı olmak tek başına bir sorun olduğunuz anlamına gelmez.
Kendinizi huzursuz, diken üstünde ya da gergin hissediyorsanız; kolayca yoruluyor, konsantre olmakta zorlanıyorsanız; sinirlilik, kas gerginliği veya uyku zorlukları yaşıyorsanız ve bu belirtilerden en az üçü mevcutsa yaygın kaygı bozukluğundan söz edilebilir. Bu durum kişinin günlük işlevselliğinde bozulmalara yol açar.
Travma
Araştırmalara göre yetişkinlerin büyük çoğunluğu hayatının bir döneminde travma yaşadığını belirtmiştir; bu oran %60-70 arasında değişir. Kadınlar ve erkekler travmaya maruz kalma biçimi açısından farklılık gösterir: kadınlarda cinsel taciz, saldırı ve istismar ön plana çıkarken, erkeklerde fiziksel şiddet ve kazalar öne çıkar.
Yüksek lisans tezimde de bu konuyu — “Y Kuşağı Ebeveynlerinin Çocukluk Travmalarının Kendi Ebeveynlik Stilleri Üzerine İlişkisi” — ele aldım.
Travmayı EMDR ile çalışırız. EMDR bir psikoterapi yöntemidir; süreç boyunca zihinde yer alan anılara ait bilgileri yeniden işleriz. Bireysel seanslar ortalama 60 dk sürerken, EMDR seansları yaklaşık 75 dk sürer.
EMDR, beynin zamanında yapamadığı işlemi yapmasını sağlar. Kilitli kalmış anı ile diğer anı ağları arasında ilişki kurulur, bilgi sağlıklı ve uyumlu bir şekilde yeniden depolanır. Danışan artık rahatsız olmaz ve anıyı yeni, sağlıklı bir perspektiften görür.
Çocuk Psikoterapisi
Her çocuk biyolojik özellikleri, mizacı, sosyal çevresi ve yetiştirilişi bakımından farklıdır; bu nedenle zaman zaman davranış ve duygu değişiklikleri yaşayabilir.
Çocuklar bir sorunları olduğunda bunu doğrudan ifade edemedikleri için davranış ve duygularındaki değişimlerle çevrelerine yansıtırlar. Ailenin yakınlığı, bu farklılıkları objektif değerlendirmeyi zorlaştırabilir. Bu nedenle çocuğun gelişiminin uzman bir terapist tarafından, kendisine özel olarak değerlendirilmesi gerekir.
Çocukta çalıştığım alanlar:
- Korkular ve kaygılar
- Konuşma problemleri, geç konuşma
- Tikler
- Takıntılar
- Dikkat eksikliği ve hiperaktivite
- Duygusal zekâ gelişimi
- Okul korkusu / fobisi
- İçe kapanma
- Davranış ve uyum problemleri
- Uyku problemleri
- Sosyal fobi, utangaçlık
- Beslenme ve yeme problemleri
- Öfke problemleri, saldırganlık
- Tuvalet eğitimi
- Travmalar ve yas
Ergen Psikoterapisi
Kişinin yaşamındaki en zor evre ergenliktir. Çocukluk ile yetişkinlik arasında yer alan bu uzun dönemde birey, fiziksel, duygusal, sosyal ve zihinsel alanlarda hızlı değişimler yaşar.
Bu, ebeveynler için de zorlu bir dönemdir. “Ne kadar ve ne şekilde kural koymalıyız?”, “Onunla nasıl iletişim kurabiliriz?” sıkça sorulan sorulardır. Ailelerle iş birliği içinde çalışarak onlara da psiko-eğitim veriyorum.
Ergenlerle çalışma alanlarım:
- Depresyon ve mutsuzluk
- Kaygı ve korkular
- Özgüven eksikliği
- Sosyalleşme sorunları, akran zorbalığı
- İçe kapanıklık, yalnızlık, çekingenlik
- İletişim sorunları, kendini ifade etme zorluğu
- Arkadaş ve aile ilişkilerinde problemler
- Boşanma süreci, ailede ölüm ve yas
- Travma yaşantıları
- Duygusal ilişki problemleri
- Okul zorlukları, derslerde başarısızlık
- Sınav kaygısı ve sınava hazırlık
- Okul ve meslek seçimi
- Öfke problemleri
- Cinsel kimlik gelişimi
- Teknoloji ve madde bağımlılığı
- Uyku problemleri
Çift Terapisi
Çiftlere yönelik bir terapi hizmetidir. Bireysel terapiden farklı olarak ilişkiye odaklanır. Gottman Çift Terapisi yaklaşımını benimsiyorum; seans yaklaşık 1,5 saat sürer.
Çiftler arasında zaman zaman anlaşmazlık ve çıkmazlar yaşanır. Bu sorunlar tek başına çözülemediğinde uzman desteği alınır. Uzman eşliğinde, çiftin yaşadığı zorlu süreç sağlıklı yönde gelişerek dengelenir.
Çift terapisi hangi durumlarda destek sağlar?
- Boşanma süreci problemleri
- Evlilik öncesi danışmanlık
- Güvensizlik veya aldatma durumu
- Sık tartışma veya hiç tartışmama
- Evlilikte öfke kontrolü
- Aile içi iletişim problemleri
- Lohusalık depresyonu
- Bağlanma sorunları
- Geçmişe dair halledilemeyen meseleler
- Cinsel problemler
- Yaşam koşullarındaki değişimler (taşınma, iş/okul değişikliği vb.)
- Yaşanan travmatik olaylar
- Kronik fiziksel bir hastalığın varlığı
- Anne-baba olmaya dair kaygılar
Online Terapi
Danışan ve terapistin farklı mekânlardan eş zamanlı olarak internet bağlantısı (WhatsApp, Skype ya da Zoom) üzerinden görüşmesidir. Hem iletişimin dijitalleşmesi hem de pandemiyle birlikte terapiler de kaçınılmaz olarak bu sürece dâhil oldu.
Yapılan bilimsel çalışmalar, online terapilerin yüz yüze terapiler kadar etkin ve etkili olduğunu göstermektedir.
Size uygun desteği birlikte bulalım.
Randevu Oluştur