← Tüm yazılar

Umrumda Değil, İyi ki Bitti!

Bir ilişki bittiğinde duyguyu kontrol etmek mi, yoksa yasını tutmak mı? Acıda yanmak ile acıda pişmek arasındaki fark üzerine.

“Umrumda değil, iyi ki bitti! Omuzlarımdan koca bir yük gitti, çoktan alıştım yokluğuna inan ki…” Bu şarkıyı çoğumuz biliriz; kimi zaman bağıra bağıra söyler, kimi zaman kendimizi onda buluruz. Kendini bulanlar, bu yazı size.

Bir ilişki sonrasında tamamlanmamış işleriniz olur: daha gezeceğiniz şehirler, gideceğiniz konserler, beraber pişirilecek yemekler, birlikte takip ettiğiniz bir dizi… Tutku, özlem, öfke, bitirilmemiş duygular. Hiçbir şey bitmeden ilişki biterse, süreç asıl o zaman başlar. Peki o acıda yanacak mısınız, yoksa pişecek misiniz?

Acıda yanan kişi duygusunu kontrol etmek ister: kimi yeni bir ilişkiye balıklama atlar, kimi kendini işine verir, kimi eskileri yoklayıp güvenli liman arar, kimi vücudunu uyuşturarak duyguyu ve acıyı yok sayar.

Ama duygu hiçbir zaman tam olarak yok olur mu? İlla bir yerden fışkırır — diş macununu kapağı kapalı sıktığınızda en zayıf noktasından patlaması gibi. Markette o şarkı çaldığında, eğlenirken, gece uykunun arasında, ona benzettiğiniz birinde, gezdiğiniz sokakta… herhangi bir yerde ortaya çıkar.

Acıda pişmek ise o duygunun yasını tutmaktır: duyguyu kontrol etmeye çalışmadan yas sürecini tamamlayabilmek, duyguları yok saymadan ve uzaklaştırmadan içinizde onlara yer açmak. Peki siz acıda pişmek mi istiyorsunuz, yoksa acıda yanmak mı?

Bu konuları birlikte konuşmak ister misiniz?

Randevu Oluştur